Multipl Skleroz ve Somatizasyon: Kadınlarda Yüksek, Yorgunlukla Derinleşen Bir Görünmeyen Yük

Suzan Yıldırımçakar Sıylı’nın Davranış Bilimleri Yüksek Lisans Tez Çalışması, MS Hastalarında Stres, Baş Etme Biçimleri ve Somatizasyon İlişkisini Ortaya Koyuyor

Yüksek Lisans öğrencilerimizden Psikolog Suzan Yıldırımçakar Sıylı, Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Davranış Bilimleri Anabilim Dalı’nda, Prof. Dr. Aysun Ünal danışmanlığında yürüttüğü yüksek lisans tez çalışmasında, Multipl Skleroz (MS) tanılı bireylerde görülen somatik yakınmaların, algılanan stres düzeyi ve baş etme biçimleriyle ilişkisini bilimsel olarak ortaya koydu.

“Multipl Skleroz Tanılı Bireylerde Somatik Yakınmalarla İlişkili Olabilecek Sosyodemografik ve Nöropsikiyatrik Nedenlerin İncelenmesi” başlıklı tez çalışması, MS’in sadece nörolojik bir hastalık değil; aynı zamanda stres, baş etme biçimi ve sosyal faktörlerle şekillenen kompleks bir yaşam deneyimi olduğunu çok yönlü verilerle ortaya koyuyor.

Öne Çıkan Bulgular:

  • Kadın MS hastaları, erkeklere kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek somatizasyon ve algılanan stres bildiriyor.
  • Şiddetli yorgunluk bildiren katılımcıların, somatik yakınmaları ve stres düzeyleri belirgin şekilde daha yüksek.
  • Algılanan stres, somatizasyon düzeyleriyle güçlü bir pozitif ilişki gösteriyor (r=0.52, p<0.001).
  • Duygusal ve işlevsiz baş etme stratejileri (örneğin, davranışsal geri çekilme, duygulara odaklanma) somatik yakınmalarla anlamlı düzeyde ilişkili.
  • Daha yüksek bilişsel performans (SDMT skoru), paradoksal olarak artan kaygı düzeyiyle bağlantılı bulundu.

Bu çalışma, MS hastalarında sık görülen ancak sıklıkla göz ardı edilen bedensel yakınmaların, sadece biyolojik temelli değil; psikolojik ve sosyal stresörlerle nasıl iç içe geçtiğini göstermektedir. Özellikle kadınlar, düşük gelir grubundakiler ve yorgunluk bildiren bireyler için bu riskin daha yüksek olduğu vurgulanıyor.

Ayrıca çalışma, baş etme stillerinin hem stres hem de bedensel yakınmalardaki rolünü ortaya koyarak, bireysel psikoeğitim ve psikolojik destek programlarının MS izlemine entegre edilmesi gerektiğini bilimsel bir zemine oturtuyor.

“Multipl Skleroz, yalnızca sinir sistemi değil; kişinin duygu düzenleme kapasitesi, baş etme mekanizmaları ve yaşam koşullarıyla birlikte şekillenen bir deneyim. Bu çalışma, görünmeyen yükleri bilimsel olarak görünür kılmak için yapıldı.”
— Suzan Yıldırımçakar Sıylı

Suzan Yıldırımçakar Sıylı’nın çalışması; MS hastalarının stres yönetimi, somatik belirtiler ve baş etme stratejilerinin birlikte ele alınması gerektiğini savunuyor. Geliştirilecek bütüncül psikososyal müdahaleler hem yaşam kalitesini artırabilir hem de MS’in seyrini olumlu etkileyebilir.